-
Macbeth
Yapmakla olup bitseydi bu iş,
hemen yapardım, olup biterdi.
-
En sevmediğiniz üç şeyi belirtin.
Belirsizlik, yalan ve saygısızlık
-
dorian gray’in portresi
Bugünlerde hangi kitabı okuyorsunuz?
-
26.10
Sana yazmamın belki bir anlamı yok, ama yine de içimde biriken her şeyi dökmek istedim. Sana karşı bir kırgınlık taşıyorum, ama bunun basit bir kırgınlık olmadığını biliyorum. Bana umut verip, sonra da o umudu reddettiğini söylediğin an içimde bir şeyler kırıldı. Belki o zaman hissettin; belki de sevdin ama korktun. Korkak davrandın ve bu beni daha da yaraladı.
Çok büyük bir hata yapmadın, ama insanlar bazen en basit şeylerle bile boğulurlar ya, işte ben de o hesap boğuldum. Herkes yapmış olsaydı belki bu kadar etkilemezdi beni, ama senin yapman ağır geldi.
Seni çok değil, çok güzel sevdim. Hayatımda ilk kez birinde böyle bir duygu hissettim. Belki de eğer hayatımda kalmaya devam etseydin, kendimi daha da kaptırırdım. Bu düşünce hem korkutuyor hem de içimde bir yara bırakıyor.Bazen düşünüyorum, belki de gitmen benim için en iyisiydi. Ama belki de sadece kendimi kandırıyorum. Gerçek şu ki, senin hep hayatımda olmanı isterdim. Sevgili olsak da olmasak da, seni her şekilde sevebilirdim. Benim için değerliydin.
Şimdi 3 ay geçti ve hâlâ içimdeki bu boşluktan çıkamadım. Hâlâ hayal kırıklığı yaşıyorum. Zamanla belki bu duygular hafifler, belki de tamamen silinir, bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki, seni hayatımda istemekle, hayal kırıklığına uğramış olmak arasında sıkışıp kalmış gibiyim.
Sana veda ediyorum. Bu, belki de kendime yaptığım bir vedadır. Bu duygulara, yaşananlara, umutlara ve kırgınlıklara bir son veriyorum. Seni sevdim ve bu sevgiyi hep kalbimde taşıyacağım, ama artık kendim için devam etme zamanı. Sana veda ederken, içimdeki o derin sevgiyi bırakıyorum. -
24.10
Saat gece 2 buçuk. Kendime çok kızıyorum ve ne zaman kızsam, yine aynı şeyi yapıyorum; ağlıyorum. Ah, üç ay geçti; bu süre zarfında ağlamamayı çok isterdim. Bu konu hakkında üzülmemeyi, hislerimin gerçek olmamasını ve sadece geçici olmasını dilerdim. Sadece basit bir hoşlantı ya da bir beğeni olmasını isterdim.
Herkes çok kızıyor ama bu benim elimde olan bir şey değil. Unutmamak için bilerek aşk şarkıları dinlemiyorum, aşk filmleri izlemiyorum; fotoğraflarını saklamıyorum ya da mesajları saklamıyorum. Evet, aklıma gelince ağlıyorum ama bu durumdan da bıktım. Ağlamak istemiyorum.
Hayır, ben bilerek zorlaştırmıyorum. Ben gerçekten ne zaman iyi hissetsem, duygularla baş başa kalıyorum. Bilmiyorum, belki de ben seni değil, geçmişteki bizi özlüyorum. Önceki duygularımı; seni sevdiğim, masumca sevdiğim zamanları özlüyorum. En ufak bir iltifat aldığımda duyduğum o sevinci özledim. Senin için bir saniyelik bir kelimeydi ama ben tüm gün mutlu oluyordum.
O gece benimle konuşmak için can attığın gecedeki mutluluğumu özledim. Ve ikimiz için son gece, telefonu kapattığında kalbimin nasıl acıdığını asla unutamıyorum. Aslında o gün benim için ölmüşsün; o zamandan sonra her şey berbat oldu. Ben, senin yaptıklarını sana yakıştıramadım; sen nasıl kendine yakıştırdın?
Üç ay oldu ve ağlamak o kadar berbat ki. Beni herkesten daha çok mutlu edeceğine inanmıştım. Seni içimde öldürüp hâlâ ağlamak benim için berbat. Yoksa yarım kalmış bir şeyin artık bittiğine kesin inandığım için mi yas tutuyorum? Hislerim tam bitmedi ama senin bittiğinin yasını mı tutuyorum?
Kalbimde bir mezar kazdım; kalbimin tabutunun üstünde adın yazıyor. Kalbimden intihar ederek ayrıldın çünkü ben senin hiç gitmeni istemezdim; sorun da yoktu, sen kendin gitmek istedin. Merak etme, mezarına çiçek koymayı unutmadım. Hem de papatya koydum, sen severdin… -
22.10
Sevgili, eskiden aşık olduğum adam mı demeliyim yoksa hayal kırıklığı mı bilemiyorum. Her neyse…Artık sana ulaşmak gibi bir amacım yok, sadece içimdeki sorulara ve hislere bir veda etmek istiyorum.
Bana verdiğin umutlar gerçekti fakat sen umut vermediğini söyledin, ama ben senin de hissettiğini biliyordum. O anlarda gerçekten sevildiğimi hissettim, kalbinde bir yerim olduğunu düşündüm. Ama sonra bir şeyler değişti ve biz başlamadan bittik.
Bunu neden yazıyorum biliyor musun? Artık bu sorulara ve yaşanmamış geleceğe veda etmek için. Seni suçlamıyorum, sadece seni ve olanları geride bırakmaya çalışıyorum. Biliyorum ki, zamanla bu acı hafifleyecek.
Umarım sen de kendi yolunda mutlusundur. İçimde bir parça hep seni anlayışla anacak, ama artık bu yükü taşımak istemiyorum. -
16.10
Tanışmadığımız günleri özledim.Tanışmadığımız günleri özlemeyi hiç istemezdim.
-
19.07: Bitmeden birkaç gün önceki hislerim(hissetmiştim)
Ne yapacağımı bilmiyorum… Eskiden yazmak bana iyi gelirdi onunla iken kendimi bambaşka hissederdim baska yerdeydim kafam dağılırdı Şimdi yazasim da gelmiyor ve kafam bir türlü dağılmıyo. Çok fazla düşünüyorum gereksiz şeyleri düşünüyorum. Düşünmem gereken şeyleri düşünmüyorum da kalbime kötü gelecek şeyleri düşünmeye başladım. Yapma be sunu yapma kendine neden diye sorguluyorum hep kendimi. Herkese karşı anlayışlı kendime karşı anlayışsızım anlamıyorum çünkü kendimi. İyi gelecek şeyleri umursamıyorum sanki.. nereye gitsem sanki bir çukur beni çekecek dibe çökecem gibi ve bir daha çukurdan asla çıkamayacam gibi hissediyorum.
-
Başlıksız
-
Tehlikeli oyunlar-Oğuz Atay
“Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben Van Gogh’un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız.”
